Bumerang

5 Haziran 2018 Salı

AYDIN- Sultanhisar NYSA Antik Kenti





     Sultanhisar Denizli-Aydın karayolu üzerinde  Aydın'a 30 km, Nazilli'ye 16 km.uzaklıkta olan  küçük  bir ilçe. Nüfusunun küçük olmasına bakmayın tarihi önemi çok  büyük.
     Nysa Antik Kenti Sultanhisar'ın kuzeyinde Aydın dağlarının güneye bakan yamacında Tepecik deresinin iki yanında kurulmuş.İki şehir birbirine 3 köprü ile bağlanırmış ama ben gezerken bu köprüleri görmedim.
     Nysa Antik Kenti'nin kuruluşu M.Ö 6.yy. dayanır.Ünlü coğrafyacı ve gezgin Strabon'un burada eğitim aldığı bilinmektedir.
     Nysa Antik kentinde  M.Ö  1. yüzyılda yapıldığı düşünülen  12 bin kişilik bir tiyatro bulunur.






Tiyatronun sahne yapısında  çok iyi  korunmuş durumda olan şarap tanrısı Dionysos kabartmaları bulunmaktadır. (Dionysos  kabartmaları- Asılları Aydın Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.)



                 

                                     Antik kentte 700 kişilik  Meclis binası bulunuyor. 







Nysa Kütüphanesi Roma İmparatorluk Döneminde  MS.  2.yüzyılda İmparator Hadrianus döneminde kurulmuş.Kütüphane yapısal olarak Efes'teki Celsus Kütüphanesine benziyor, 2 veya 3 katlı olduğu düşünülmekte.










 Nysa Antik kentinde  Bizans döneminden kalma sur kalıntıları, Gymnasium, Roma Köprüsü kalıntıları, Agora, Roma hamamları, lahit mezarlar bulunmakta.









                           





Bunlar da Nysa Antik kentinin içinde bulunduğu yerin doğal güzellikleri ve asırlık zeytin ağaçları.

Ben antik bir şehir kalıntısı, cami, ya da gezilecek herhangi bir yere gitmeden önce o bölgeyle ilgili bilgileri okuyorum, gezerken bu nedir diye sorgulamıyorum,sadece inceliyor,bol bol fotoğraf çekiyorum ve eve gelince yayınlamadan önce tekrar gözden geçirip öyle yayınlıyorum. Size de tavsiyem budur. Gitmeden önce  konuyla ilgili bilgileri gözden geçirin daha iyi anlarsınız.
 Yolu bu taraflara düşen herkesi Sultanhisar - Nysa Antik kentini görmeye bekliyoruz.
     Bundan sonraki yazım yine Sultanhisar tarihi Kavaklı Köyü olacak. Nysa'ya geldiğinizde biraz daha yukarda kalan bu güzel köyü de ziyaret etmenizi öneririm.


İzmir Kızlarağası Hanı

   
                              (Bu fotoğraf İzmir Kültür Müdürlüğü'nün sayfasından alınmıştır.)

İzmir'e her gittiğimde mutlaka uğramaya çalıştığım bir yerdir Kızlarağası hanı.
    Yakup bey tarafından  1598 yılında yaptırılan ve günümüzde İzmir'in en büyük camisi olan Hisarönü camisinin hemen yaptırılmış.
    Kızlarağası Hacı Beşir Ağa tarafından 1744'te yaptırılmış.İlk yapıldığı yıllarda buraya hasırcı esnafı hakimmiş, daha sonraları hanın üst katındaki Çuhacı esnafının aşağı inmesiyle burası Çuhacı Bedesteni ismini almış.Bu han birbirine koridorlarla bağlanan bedestenler şeklinde. Bakır bedesteni, Cevahir bedesteni gibi.
   Üst katta 73 adet oda bulunmakta.
Kızlarağası Hanı'nın zemin katı depolama ve ticaret amacıyla kullanılıyormuş.Hana inen kervanların yükleri burada boşaltılıyor, ihraç edilmek, depolamak ya da satılmak üzere ayrılıyormuş.Yükleri getiren hayvanlar burada gecelerlermiş ve yükler depolarda muhafaza altına alınırmış.Üst kattaki odalarda ise yükleri getirenler konaklarmış.
     Kızlarağası Hanı'nın zamanında ticari açıdan İzmir'in en merkezi yerine (liman ağzına) yapılmış olması bu hanın ne kadar önemli bir işlevi yüklendiğini gösteriyor.